BLOG ANASAYFA FORUM SAYFAMIZ VIDEO GALERI FLASH OYUNLAR

Sahi ! Senin hale`n ne renk..?


*Her insanın bir ‘hale’si varmış..
Kendi özünde barındırdığıona has duyguları..
Biraz daha somutlaştırırsak duyguların rengi varmış.. ( :
Sarı
Kırmızı
Pembe
Mavi
Mor
Turuncu . .

Sahi !
Senin halen ne renk diye hiç düşündün mü?
Hangi renk cümbüşüne aitsin diye?
Kendi duygularınıkendini bildin mi?
Biliyo musun?
Söylesene. . ( :

Sen çok biliyosun diyosun belki..
Biliyorum evet!..
Benim halem ne miydı..

*Benimkisi sıcacık sarımıydı?
Mahçup turuncumu?
Yoksa ketum metalik mormuydu?

Benimki ne safkatıksız beyaz‘dı..
Nede içine aldığı gibi tüm duyguları soğuran siyahtı..

Gri‘ydı benimkisi..
Her tonundan avuç avuç ruhuma serpilmiş
işlenmiş katıksız gri..

Zaman zaman buhemiyle içine alan başka diyarlara başka şehirlere sokaklara kokulara insanlara çeken..
Seni başkalaştıran!..
Açığından (:
[açık]Griydi..

Kimi zamanda hiddetiyle
öfkesiyle
Başı buyrukluğuyla esip kavuran..
[koyu]Griydi..
Kara değildi hiç..Can acıtmıyandı..

Ortası yoktu benimkisinin.
Ya tam dingindi bir göl gibi..
Yada havzasından çıkacak sandığın deli bir akarsuydu..

Ortası yoktu..
Yoktu..
Yokt..
Yok!..

Sahi !
Söylesene senin halen ne renk[di]??. .

FORUMDAN OKUMAK İÇİN TIKLAYIN.


Sevda mavidir, mavi ise umut… Sende yüreğini hep mavi tut…


Acılar biriktiriyorum masum avuçlu çocukların yüreklerinde..!
Şehre dar gelen bir hayalin tam ortasında..
Kederler çoğaltıyorum yırtık ceplerimde…
An geliyor bir ülkeye bölünüyor yüreğim ve an geliyor dünya oluyor acımasızlığın yamacında yüreğim…
Saklı düşlerimin o en kayıp adreslerinde bir masala dönüyor sözlerim..

Zamansızlığıma sığdıramadığım derin acılar saklı şimdi
kimliksiz düşlerimde..!

Ben bir şehre çekip giderken bir ülkeye dönüyor yüreğim..
Ben şehir ve ülke iki bağımsız hayal atlası ve tam ortasında
masum avuçlu bir çocuk yüreği…

Bütün terkedişlerime bir kandil yakıyorum gecenin sustuğu bu anda..!
Bütün hayal kırıklıkları bütün sıradanlıklar ve bütün mavi olmayan aşklar birer birer kapı çalıp çekip gidiyorlar…

Oysa bir yıldız sararken gamlı düşlerime
ve kelimeleri hüznün rengine boyarken
Ardımda yaşayamacağım her şey bir uçurum olup çıkıyor karşıma..!
Zamanı karalıyorum silikleşen yazılarımın içinde
ve göğün karanlığına hicran yazıyorum..

Siz sabaha soyunup uyurken bense gecenin tam koynunda…
Adını bile bilmediğim bütün sözlerin esaretini yaşıyorum..
Bütün savunmasız korkularımın cesur bir savaşçısıyım sanki şuan…

Zamanın en kötümser yerinde uzak bir şehirde
Sensizliğin senli yokuşlarından çıkacağım ben…
Masum çocukların gülüşlerinden de çalıp yırtık ceplerime dolduracağım..
Sensiz yaşamayı sensizliğin coğrafyasında bırakıp bambaşka bir iklimden hayaller çalarak ..

Sana ve aşka dair ne varsa yüreğimde unutacağım…

DEVAMINI FORUMDAN OKUMAK İÇİN TIKLAYIN.


Gün Boyu Seni Düşünmek


Acılarım acılarından daha fazla
Umutlarım hayallerinden daha az
Hüzünlü bakışlarım sevinç gözyaşlarımda daha fazla..
Mutluluklarım sevgilerinden daha az
Çünkü ben günboyu seni düşünüyorum. Hep seni hayal ediyorum. İçimde taşıdığım hala dönmene dair bir umut var. Bilemiyorum ne kadar sürer. Bilemiyorum daha ne kadar gider böyle, daha ne kadar mutlu günleri hatırlayıp ağlarım.
Birgün sararsa içimi bir umutsuzluk, biterse hayallerim, gidersem buralardan o zaman bitersin bende…
Bilemiyorm daha ne kadar sürer hayaller. Belki yarın belki bu gece. Belkide sonsuza dek sürer.
Ben her hareketinde beni sevdiğine dair umutlar çıkarmayı da bıraktım artık.
Çünkü sen, ben umut ettikçe küçük çocukların ellerinde balonlarını patlatan kötü çocuklar gibi söndürüyorsun umutlarımı.
Ve ben anlam veremiyorum hareketlerine.
Anlayamıyorum seni.
Ama yine de sesini duymayı, gözlerine bakmayı özledim..

Ben seni Özledim

FORUMDAN OKUMAK İÇİN TIKLAYIN.


Sana Sevdam


Aramızda aşılmaz dağlar var. Hasret kokusu sinmiş dört duvar arasında, senin yanında olan ruhumu, seni, aşılmazlığı aşmış olduğumu düşünerek, nasırlı ellerimle sana sesleniyorum. Senin hiç bir zaman dayanamayacağın feryatlarım, sigaramın dumanıyla hasret kokan havaya karışırken bu cansız bedenlerde de bir sır olarak bütünleşiyor.

< İmkansız oldukça tutkulaşıyorsun yüreğimde, sana bir ömür boyu imkansızım olmanı söylerken, seni yazan nasırlı ellerimi uzattığımda, sen ellerimi ellerimden esirgemiş ve imkansız olmayı reddetmiştin!.. Şiirlere hayranlığını sevmiştim; şiirliğini ve sonradan mısralarında yerini sessizce alacağını bilmeden...
...
Herkes güzelliğine hayrandı bense senin çocukluğunun maskesinde gizlenen olgunluğuna aşıktım... Hayat denen bu sahnede sana verilen rolü ne kadar iyi oynuyordun... Dilin "yüreğe" değer verdiğimi söylüyordu, ruhun ise kalıplaşmış zarfların ve kısır duyguların arasında geziniyordu. Yalanların arasında doğruları arıyordun. Seni çok farklı yapan neydi biliyor musun benim yanımda?..
...
Hayır, güzelliğin değil canım; çocukluğundu... Ben asla bir bedende güzelliğe değer vermedim, zarfın ikinci planda geliyordu. Benim için her insanda olduğu gibi o zarfın içindeki mektup önemliydi. Seninde o mektubu yüreğinle ruhunu birleştirip okumanı çok isterdim. Arayışıma son verme kararını verdiğim anda, bir güz akşamında karsıma sen çıktın.
...
...
...
Biliyor musun bitanem seni ilk günden daha fazla aşkla seviyorum. Bir çığ gibi yüreğimde büyüyor Sana Sevdam....

FORUMDAN OKUMAK İÇİN TIKLAYIN.


Veda


Vedalar soğuk olur derler,
Öyle mi sence de,
Yeni sayfalar açmalı aslında
Yeni hatıralarla doldurmalı,
Yeni hatıralar için,
Yeni insanlarla tanışmalı,
Yeni insanlara biraz şans vermeli hayatta,
Yeni yeni sevgilerle doldurmalı kalbi,
Yeni yeni mutluluklar işlemeli iğne oyasıyla kalbe,
Hiç silinmesin diye…
Çabucak unutulsun diye,
suya yazılan acılar tatmalı..
Yeni sayfaları,
ıslatmamalı gözyaşı…
Ve sen sevgili..
Sen yap bunları…
Yeni yeni anılar,
Yeni yeni insanlarla dolur tertemiz sayfalarının satırlarını..
Kaleminin ucu mutluluklarnı yazsın hep..
Dedim ya yeni yeni sayfalar açmalı insan
Unutmalı eskiyi..
Vedalar acıtmamışsa yüreğini
Yepyeni yollar çizmeli kendine
Hoşça kal demeli içi titremeden,
Yakmayacaksa gidenin yokluğu,
Hoşça kal demeli işte.
Kuru bi hoşça kal..
Gidene ufacık umut bırakmadan..
Hoşça kal demeli…

Yepyeni sayfalar açmalı,
Aksiyse eğer
Aşksa eğer yaşananlar,
yeni yeni anılarla doldurmalı yine,
Yine aşk kokan,
Yine aşk damlayan her satırından
Dur demeli o zaman,
Seviyorum demeli..
Sonunu düşünmeden
SEVİYORUM

Diyebilmeli…
FORUMDAN OKUMAK İÇİN TIKLAYIN.


Gölgenin Öptüğü ..


Aydınlığın gizli kalmış karartısısın sen , gölgenin öptüğü..
Saklı kalmış düşlerin , beyninin ardında.
Göremedim o düşleri bu sonsuzlukta.
Büyüyle kaplanmış kalbin.
Açmak zordu ama imkansız değildi.Beni sana getiren güç şimdi daha da tutkuluydu.
Tıpkı iyice tutuşmuş bir alev gibi.
Yakmak istiyordum !
Saklı kaldığın karanlığından çıkarıp aydınlığı benimle keşfetmeni istediğim gibi..
Sen gölgenin öptüğü , düşlerinin saklı kaldığı gizemli ruh..
Sessizliğin derin çığlığı adını fısıldıyordu sürekli kulağıma.
Her seferinde daha sesli , daha içten ve şiddetli..
Ateşin sarıyordu bedenimi , ruhum teslimken o tapılacak suratına..
Ey düşlerin karanlık kaldığı , gizemin büyüsü ;

Ben … ben sana tutulmuştum..
Kaçış yoktu..
Çünkü sen … sen gölgenin öptüğü , ruhumun seninle söndüğü bir tanrıçaydın.
Özlemini çektiğim tek gerçek.
Gizli , karanlık ve kışkırtıcı …
Yakan ve kör eden güzelliğin ardında ki keşfedemediğim gizli aşk..!

Öznur Gamze Erdeyer


Yürekte Kapanmaz Bir Yaradır Artık “O”


“Gidenler hep bekle beni derler ve kalanlar hep bekleyeceğine yemin ederler”

Her giden ardında bir bekleyen bırakır Bazen ister bekle beni der, bazen de bekleme hayatına devam et der Bu bekleme demenin ardında bir beklenme isteği vardır hep.

Ve her kalan yüreğindeki acısıyla bekleyeceğim der Dönmeyeceğini bile bile, gelmeyeceğini bile bile, sevmeyeceğini bile bile Ve bekler…

Yanı başımızdayken fark etmediğimiz bir çok ayrıntı takılır hafızalara Oysa ne güzelmiş yaşanılanlar dersiniz Meğer ne çok sevmişim dersiniz Ve belki de hiç sevilmediğinizi fark edersiniz En acısı da budur ya zaten Sevilmeden sevdiğinizi fark ettiğinizde beyninizi yer binlerce soru Başlarsınız cevabı besbelli olan sorulara kendinizce cevap aramaya…

Ve sorgulama zamanı gelir kendinizce Oysa unutursunuz bir şeyi “Aşk Sorgulanmadan Yaşanmalıdır”

Baktığınız her yer “onda” biter Gördüğünüz her şey de “onu” ararsınız Aynadaki görüntünüzde bir yansıma, sokaktaki köşe başında bir kucaklaşmadır “o” Yağan yağmurdur, denizdeki yakamozdur “o”, gecelerin ayı, gündüzlerin güneşidir “o”

Ve son cümleler dökülür artık dilinizden “O” Mutlu Olsun Yeter Diyebileceğiniz bir şey kalmamıştır çünkü Tıpkı yüreğinizi sizden aldığı gibi giderken cümlelerinizi de götürmüştür yanında…

Sessizlik kalır geriye biten bir sevgiden Ve Ayrılık Urganı kalır boynunuzda “yağlı bir ilmek gibi” Sanki biri ha çekti ha çekecek Durdu sanırsınız dünyayı ha battı ha batacak Ama ne dünya durur nede o ilmek çekilir Hayat devam ediyordur ve bu çarkın içinde sizi de bilmediğiniz başka diyarlara sürüklüyordur…

Bitecek sanırsınız acınızı bitmez Sadece bir yerlere saklanır yüreğinizdeBir şarkıda, bir şiirin içli mısralarında ve belki de bir sözde kanamaya hazır bir yaradır o artık…

“Sessizliğin İçinde Bir Çığlık, Karanlığın İçinde Bir Işık, Yürekte Kapanmaz Bir Yaradır Artık O”

Devamını İçin Tıklayın >>


  • Hakkımda
    2007 Yılından beri yayında olan sitemiz,binlerce kullanıcıya içerik sağlamakta ve sanal değil gerçek dostluklara zemin hazırlamaktadır.Bu büyük ailenin üyesi olmak için Forumumuza kayıt olabilirsiniz.
 

Blog
Blog AnaSayfa

Forum
Forum Sayfamız

Video
Video Galerisi

Oyun
Flash Oyunlar

Kayıt
Kayıt Ol

SanaSevdam.Net | Aşk Forumu - Emo Nickler - Gothic Resimler - Emolar - Aşk Resimleri